Anasayfa / Faydalı Bilgiler / Şekerin Beyin ve Zekâ Üzerindeki Etkileri

Şekerin Beyin ve Zekâ Üzerindeki Etkileri

Uzmanlar tarafından yasal bir uyuşturucuyla eş değer görülen şekerin, beyindeki haz merkezi olarak kabul edilen dopamin üreten bölgeyi etkilediği belirtilmektedir. Kokain tüketen kişilerin zamanla beyin hücrelerinde yaşanan yok olma ve beynin küçülmesi durumu, şeker bağımlıları için de olası bir durum…

Şeker için önceden beri enerji verdiğine ve zihni açtığına dair birçok söylem duymuşuzdur. Öğrencilere, “Tatlı zihin açar!” diye kaşık kaşık yedirilen balın, helvanın ya da paket paket alınan çikolatanın haddi hesabı yoktur herhalde.

Şeker Gerçekten Zihin Açar mı?

Yapılan araştırmalar, şekerin zihin açtığı yönündeki yanlış kanıyı çürütmektedir. Avustralya’da bir üniversitede yapılan araştırmaya göre fazla şeker tüketen kişilerin beyin yapılarında küçülme görüldüğü ve beynin hafıza ile ilgili olan bölümünde gerilemeler yaşandığı ve zaman içinde kalıcı hafıza kayıplarının ortaya çıktığı kanıtlanmaktadır. Düşünme becerilerinin gerilemesine de yol açan fazla şeker tüketimi, özellikle tip 2 diyabet hastalarında yönetme ve kavrama becerilerinde gerilemelere yol açmaktadır.

Şeker, Beynin Tat Alma Kontrolü Üzerinde Nasıl Bir Etkiye Sahip?

Şeker ve hazır tüketim gıdaları besin değeri olmayan ama sürekli olarak yemek istediğimiz, üstelik dil üzerinde bulunan tat alma reseptörlerini bozucu etkiye sahip olan abur cubur sınıfında yer almaktadır. Bozulan tat alma özelliği nedeniyle beyin bu yiyecekleri farklı şekilde algılamaktadır. Algı farklılığı beyinde sürekli olarak tatlı yiyeceklerin tüketilmesi gerektiği mesajının yer almasını ve buna bağlı olarak ortaya çıkan bağımlılıkla sonuçlanmaktadır. Böylece “Canımız Neden Sürekli Tatlı Şeyler İster?” sorusunun cevabını öğrenmiş olduk.

Beyin İhtiyacı Olan Glikozu Nereden Almalı?

Bir yandan beynin glikozu enerji kaynağı olarak kullandığını vurgulayan makalelerin bulunması bir andan da şekerin beyne zarar verdiğini belirten çalışmaların bulunması kafalarda soru işaretlerine sebep olmaktadır. Oysa burada bahsedilen glikoz, hazır işlenmiş şekerli gıdalardan ziyade bal ya da meyvelerdeki glikozdur. Konsantre ya da sentetik şekerle hazırlanmış yiyecekler, şekerlemeler beyne enerji vermekten ziyade beynin yavaşlamasına, düşünme, hatırlama ve yönetme kabiliyetlerinin zayıflamasına yol açmaktadır. Bu nedenle hazır glikoz şurubu içeren gıdalar tüketmekten oldukça kaçınmak beynin gelişimi açısından hayli yararlı olmaktadır.

Şeker Tüketimi Beyne Travmatik Olaylar Kadar Zarar mı Veriyor?

Şekerin aşırı tüketimi ve şeker bağımlılığı kişinin beyninde küçük yaşta cinsel tacize uğrayan bir çocuğun yaşadığı travma kadar büyük bir travmatik etki yaratmaktadır. Avustralya’da yapılan bir araştırma sonucu bilim adamları bu sonuca varmıştır. Yaşanan travmaların ise ruh sağlığını kötü etkilediğini ve ilerleyen dönemde ciddi psikolojik bozukluklara yol açtığını belirten yığınla çalışma bulunmaktadır. Özellikle çocuklarda şeker tüketimi daha travmatik etkiye sebep olmakta ve alışkanlık haline gelen şeker tüketimi, zamanla yeme bozukluklarına yol açarak beyinde stres yaratmaktadır. Strese mazur kalmak ise beyinde küçülmeye sebebiyet vermektedir. Beyindeki bu küçülmenin hafıza ile bağlantılı olan hipakampus ve amigdala kısmında olması ise hafıza ile ilgili problemlerin baş göstermesine yol açmaktadır.

 

Diğer Konu

Bu ağrılar tedavi edilmezse çok tehlikeli olabiliyor

Sinir sisteminden kaynaklanan nöropatik ağrıların, tedavi edilmemesi durumunda günlük yaşamı katlanılmaz hale getirebilir Bu ağrılar …