Anasayfa / Faydalı Bilgiler / Neurofeedback nedir? Nasıl çalışır?

Neurofeedback nedir? Nasıl çalışır?

Psikolog Hüsnü Karaer Neurofeedback konusununda sözlerine şöyle başladı.Direk algılayamadığımız nasıl işlediğini ve değiştiğini bilmediğimiz bir olgu üzerinde hiçbir kontrolümüz olmayacağını, Onu istediğimiz yönde değiştirme olanağı ancak direk algılamaya ve anlık değişimini izlemeye başlarsak mümkün olacağını belirtti.

Konuyu örneklendiren Karaer , normal şartlar altında kalp atışımızın, kan basıncımızın ve vücut sıcaklığımızın farkında değilizdir. Bu yüzden de onları değiştirmek mümkün değildir. Oysa bu olguların anlık değişimini bir bilgisayar ekranında izleme olanağını elde edersek ve istenilen yöndeki değişimleri ödüllendirmeye başlarsak kontrolü sağlamış oluruz. Vücudumuzla ilgili bu tip uygulamalara Biofeedback denir.  Bu bağlamda hemen hemen bütün vücutsal sistemlerini kontrol edebilen Yogiler ilk biofeedback uygulayıcılarıdır dersek yanlış olmaz diyerek konunun önemini belirtti.

Bunun bilim dünyasındaki ilkleri 1930 larda Edmund Jacobson’ın oluşturduğu aşamalı gevşeme tekniği ve daha sonra Johann Schulz’ un otojenik eğitimi olduğunu belirten Karaer, “Bu psikolojik metotlar sayesinde insanlar kendilerini gevşetmeyi öğrenebilirler.”  dedi.

Neurofeedback ise aynı prensiplerin beyin dalgalarına uygulanmasından ibarettir. Neurofeedback kelimesinin Türkçe karşılığı sinirsel geribildirimdir.

Neurofeedback in başlangıcı Los Angeles Kaliforniya üniversitesinde Dr. Joe Kamiya ve Dr. Barry Sterman’ın 1950 ve 60 ların sonunda yaptıkları çalışmalardır. Dr. Kamiya insanların beyin etkinliklerini basit bir ödüllendirme sistemiyle değiştirebildiklerini keşfetti.

Dr. Sterman ise kedilerle yaptığı deneylerde SMR (sensory motor rhythm) dalgalarındaki her yükselişten sonra onları besledi. Bu sayede kediler bu beyin dalgasını yükseltmeyi öğrendiler.

Birkaç sene sonra NASA için yaptığı bir çalışmada uzay gemilerinin zehirli yakıtının kediler üzerindeki etkilerini araştırırken kedilerde sırasıyla sersemlik, baş ağrısı, halusinasyonlar, nöbetler ve sonunda ölüm olgularını tespit etti. Ancak bazı kediler dirençli çıkmış, etkilenmemişlerdi. Onları ayıran özelliğin daha önce SMR dalgalarının yükseltilmesi olduğunu görünce insanların SMR dalgalarını yükseltmeye başladı ve bu sayede epilepsi nöbetlerini durdurmayı başardı.

Psikolog Hüsnü Karaer, “Bu olay Neurofeedback in doğumu anlamına gelir. Doğumu ile beraber o zamana kadar önüne geçilmesi imkansız epilepsi gibi bir hastalığı tedavi edebilen bir yöntem düşünün! Dr. Sterman deney sonuçlarını 1967 yılında “Brain Research” (Beyin araştırmaları) adlı bilimsel dergide yayınladı ve bu tarihten itibaren Neurofeedback in beyin dalgaları ile ilgili bütün psikolojik sorunları çözümleme serüveni başlamış oldu. 50 yıl sonrasında dahi NASA  astronotları eğitimleri esnasında SMR dalgalarını yükseltmeyi öğrenirler.” dedi.

 

Hemen hemen bütün psikolojik sorunları beyin dalgalarının bir türevi olarak görmek mümkündür. Sağlıklı bir beyinde dalgaların korteks üzerindeki konumlarına göre hangi yükseklikte olması gerektiği bellidir. Kullanmakta olduğum Neurofeedback cihazı takriben 30 dakika süren EEG ye benzer bir çekim sonrasında elde edilen değerleri sağlıklı beyin verileriyle (takriben 6000 kadar bir veritabanı var) karşılaştırarak aradaki farklılıkları belirler. Ve ben bu sayede insanların hangi sorunları olduğunu bilmediğim halde % 90 isabetle sorunlarını sıralayabiliyorum. Böylece danışanlarım ilk görüşmemizde cihazın isabetini sınama olanağını buluyorlar. Ardından başladığımız oturumlar takriben 30 dakika sürüyor ve beyin dalgalarının sağlıklı davranışlarının ödüllendirilmesi ile (bu ödüllendirmeyi danışanlarım ekranda izledikleri beyin dalgaları ve kulaklıkta duydukları müzik sayesinde kendileri yapıyor) kısa zamanda (örneğin psikoterapi ile haftada 2 oturumla 1 sene kadar sürebilen bir depresyon tedavisi yerine haftada 2-3 oturumla 2,5-3 ayda) geri dönüşü olmayan düzelmeler sağlamak mümkün olıyor.

Psikolog Hüsnü Karaer Neurofeedback konusunda  çözümlenebilen sorunları “Hafıza sorunları, dikkat eksikliği, hiperaktivite, disleksi, bilişsel yetersizlikler, epilepsi, vertigo, distoni, travmalar, post travmatik stres bozukluğu, tinitus, tikler, depresyon, uyku sorunları, tükenmişlik sendromu, Asperger sendromu, duygusal dengesizlik, öfke kontrolü, dürtü kontrolü, fibromiyalji, obsesif kompulsif bozukluk, erken dönem Alzheimer, erken dönem Parkinson.” olarak belirtti.

Sınava hazırlanmakta olan öğrencilerin bilişsel yeteneklerini yükseltmek ve böylece sınav başarılarını sağlamak, yoğun iş temposu yüzünden strese giren iş insanlarının yüksek bir performans göstererek görevlerinin rahatlıkla üstesinden gelmelerini sağlamak, engellilerin bilişsel yeteneklerini, vücutsal yeteneklerini ve hatta zekalarını yükseltmek Neurofeedback in kısa süre içinde halledebildiği sorunlardandır.

Psikolog Karaer, “Ayrıca AC Milan futbol takımının 2006 da Neurofeedback alarak şampiyon olmasından sonra Real Madrid, Chelsae gibi büyük kulüplerin ve birçok olimpik kuruluşun bu uygulamadan faydalanmaya başlamış olmalarını belirtmekte fayda var. Yani Neurofeedback i yüksek performans göstermek isteyen sporcular için başka türlü elde edilmesi ancak dopingle elde edebilecekleri bir destek olarak görmek mümkündür” ifadelerini kullandı.

Psikolog Karaer ‘e verdiği bilgilerden dolayı teşekkür ederiz.

 

 

Diğer Konu

Karanlık hava depresyonu tetikler mi?

Kışın erken kararan havalar, gün ışığından az yararlanmak, soğuyan havalar ile fiziksel etkinlik alanlarımızın azalması …